14 Temmuz 2011 Perşembe

Zıtlıklar bir aradayken güzeldir

Yakalandım! Eyvah! Seni düşünürken, senden konuşurken yakalandım. Hesabını veremeyeceğim hayaller peşindeyken…
Kış günü olmuş, boyumuzdan büyük adam yapmışız kardan..
Yaz gecesi olmuş aniden, sahilde gitar sesi ve ona eşlik eden aşkımızın ateşi…
İçine sığamadığımız deniz güncesi, dışına taşamadığımız kumdan kalesi…
-anne tamam, dürtme artık, vazgeçtim rüyamdan, uyumuyorum da işte!
 Düşündüğümde…  Yani bazen…  Düşünebildiğimde…  Her şey zıttıyla var olmaz mı hayatta? Varlığa değer kazandıran yokluktur aslında. İhaneti görmezsek sadakatin kıymetini nasıl öğreniriz? Küs olmasaydın onunla, barışın varlığı bir şey ifade eder miydi acaba?  Aşksızlığı yaşamalı ki aşkın görkemi  anlaşılmalı. Yani yalanlar kıymetlidir. Yani bazen sırf baştan başlayabilmek için bitir.
-vallahi uyandım anne, bırak, tamam!
‘Şimdi’lik bir durum bu, biliyorsun sen. Sırf geri dönebileyim diye gittim ben. Anılar şuracığımda beklerim, doğru zaman gelsin, koca bir tesadüf bizi yine yeniden bir araya getirsin.
-anne, susar mısın artık!
……
Ya da.. Ya da boşver, sen konuş benimle hiç değilse…  Saçmalasan da bir şeyler söyle. Ne de olsa sustuğunda kayboluyorum, sessizlik yaramıyor bana. Ne de olsa ne istediğimi bilmeyen ben, sustuğunda da konuşmanı bekleyeceğim.

                                                                                                                C.Ö.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

yeniden baslat