17 Temmuz 2011 Pazar

çuf çuf larda düşünmek..

Tren yolculuğu… Çocukluğumdan beri ne kadar az yaptıysam o kadar çok seviyorum tren yolculuğunu ve şimdi daha çok seviyorum çünkü beni ona götürüyor. Kalbimi alaşağı eden o adama…
Ne gariptir tren yolculuğu. Hiç bilmediğiniz diyarlardan geçersiniz. Ömrü boyunca hiç koklanmadan ölüp gidecek olan çiçeğin yanından geçer ama diğer herkes gibi siz de koklayamazsınız. Taze bahar havasını camın ardından izler, güneşin ışıklarından kaçıp gölgeye saklanıverirsiniz. Dökülen yaprakların hışırtısı duyulmaz, çırılçıplak kalan ağaçların arasında koşulmaz. Aslında düşünecek en güzel zamandır tek başına yapılan bir tren yolculuğu… Geçmişi, geleceği, yapılmakta olan şeyi… Duyguları, düşünceleri… Hatta düşünmeyi bile düşünebilirsiniz. Kafanız o emektar trenin pencere kenarına yaslanmış ve vücudunuz hiç bilmediği yerlerden geçerken aklınız derin bir nefesle dalar düşüncelerin arasına…
Hep aklıma gelir, hayat da bir tren yolculuğu gibi midir? Yolculuğun sonuna doğru yol alırken yanından geçtiğimiz şeylere hep seyirci mi kalırız? Elimizi uzatsak dokunabileceğimiz fakat bir saniye sonrasının artık her şey için geç olacağı olaylar bütünü ne kadar yer kaplar hayatlarımızda? Zamanlama meselesi midir mutlu olabilmek?
‘Ya hep beklerim ya da çoktan kaçırmışımdır zamanını’ Yemyeşil çimenlikler arasında yuvarlanmayı beklerken sonbahara rast gelmişim hayatım boyu. Peki, ya bu sefer doğru zamanlamaysa?
Evet, ilk defa sonbahar bana bambaşka mutlulukları, bambaşka diyarları getirdi galiba. Her ağaçtan dökülen her bir yaprak yerine, yemyeşil yapraklar filizleniyor gövdemde, baharı müjdeliyorlar üstelik. Cesaretlendiriyorlar. Farkındalığın menziline giriyorum. Karşıma çıkan her güzellik benim için. Yanından geçip gitmek zorunda değilim artık o çiçeğin. Yanımdasın ya, hiç bilmediğim bir yerde , dur diyecek kadar makiniste,cesurum artık..
Tenim sabırsızlanıyor güneş ışıklarını hissetmek için, kanım daha hızlı akıyor ve kulaklarım kuş seslerini bekliyor. Ellerim ve gözlerim ve dudaklarım… En çok da ruhum…

                                                                                                    C.Ö.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

yeniden baslat